5 Ekim 2017 Perşembe

* 100 SORUDA ENDÜLÜS TARİHİ * VURAL TÜRKMENOĞLU * * TİTANİC YAYINLARI *



* 100 SORUDA  ENDÜLÜS TARİHİ * VURAL TÜRKMENOĞLU *
* TİTANİC YAYINLARI *
İslamiyet’in doğuşunun 100. yılında Müslüman mücahidler Tarif Musa komutasında 500 kişilik bir keşif heyetiyle Endülüs diye anılan İspanyol topraklarına ayak bastı. Müslümanların Avrupa macerası, son İslam Devleti Nasriler’ in sultanı XII. Muhammed’ in, Badol Tepesi’nden göz yaşlarıyla hazin ayrılışına kadar geçen yaklaşık 800 yılı ve inşa ettikleri muhteşem medeniyet insanlık tarihinde derin izler bıraktı. İşte bu kitap, Ġslam’ ın Avrupa’ da ki 800 yıllık serüvenini kısaca ele alıyor.

(Tanıtım Bülteninden)



KİTAP YORUMUM
Yine Tarih kokan bir eser duruyor karşınızda. Endülüs nedir? Zamanında Peygamber efendimiz zamanında neler yaşanmıştır? Emevi devleti ve 100 soruda sizin aklınıza gelip de merak ettiğiniz tüm soruların cevapları bu eserde duruyor.
Bazı eserler vardır anlatılmaz, sadece okunur. Tarih sevenler, sevmeyenler herkes okusun. Hatta en çok da öğrenciler, ebe beyinler okumalı ki bazı şeyleri daha net anlamaları ve derslerinde de faydası olacağına inanıyorum ben.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN


* ÇİLEKTEN HAYALLER * SALİH TUNÇ * *UĞUR TUNA YAYINLARI*



* ÇİLEKTEN HAYALLER * SALİH TUNÇ *
*UĞUR TUNA YAYINLARI*
Ve nedense hiç sevmezdim ben şiirleri. Hep derdim kendime; okunacak o kadar raf dolusu roman varken bir kaç satırlık şiirler ne ifade eder ki? Günler, haftalar, aylar geçti böyle; büyüdüm. Ufacık yüreğe, koskocaman duyguları sığdırdığım zaman anladım; şiirlerin ne denli önemli olduğunu.
Siz gerçekten hiç sevdiniz mi?
Yine günler, haftalar, aylar geçti; olgunlaştım. Raf dolusu şiirler girdi hayatıma, onlarda insanlar gibiydi sanki. Kimilerini okuduğumda yalan üzerine kurulduğunu gördüm, kimilerini okuduğumda gitmek üzere gelmiş olanlarıyla karşılaştım. Birkaç satır diye küçümsediğim şiirler beni yansıtıyormuş meğer. Ve anladım ki, şiir gibi bir hayat üzerine kuruluymuş hayatımız; yalanlar ve bırakıp gidenler...
İnsanların sizi yarı yolda bırakıp gitmesi nedir bilir misiniz?   

KİTAP YORUMUM
Kitabın türü deneme. Yazar düz yazılarında ve minik sözlerinde , şiirlerinde ayrılığın,- ilişkilerin, sevmenin-sevilmenin, gidenin-kalanın  yaşadıklarını tüm pencerelerden bakarak anlatmış. İlişkileri kendi penceresinden irdelemiş.
Kitapta her insanın kendinden parçalar bulacağı duygular yer alıyor. Her insan bir kez ya da bir kaç kez hayal kırıklığı yaşamıştır. Kalmak bazen beklemektir ta ki gidenin hayatına birisi girene kadar, ta ki aslında bir yalanı yaşadığını anlayana kadar. Çünkü insan gerçek bir ilişki var sandığı için gideni anlayamaz. Ama aslında sevilmediğini , bir yalanı yaşadığını anladığında duygular yerini öfkeye, kırgınlığa bırakır.

İnsani duyguların yer aldığı eserleri seviyorum. Okuyun derim.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

4 Ekim 2017 Çarşamba

*ROTASIZ KALPLER *YAHYA YAHŞİ* ARTİKOL YAYINCILIK*



*ROTASIZ KALPLER *YAHYA YAHŞİ*
ARTİKOL YAYINCILIK*

En büyük mutluluğu yaşayanlar bile, başka mutlulukların arayışına girebilirler...

Bu roman Selda Öğretmen'in Yusuf'a ve kendi iç dünyasına karşı verdiği amansız arayış ve savaşın mücadelesini anlatan gerçek bir yaşam öyküsüdür.

Anlamakta çok zorlandım. Yaşıma göre değil galiba.
- Ortaöğretimli

Uf ya bende çok yaşıyorum bu duyguları. Bunu sosyal medyada hemen paylaşıyorum hocam.
- Liseli

Bu aşk denilen mevzu kardeş ne karışık bir işmiş ben kime âşığım neye âşığım kayboldum çıkamıyorum. Şizofren ettiniz olum beni.
- Üniversiteli

Bunları anlamak için okumak gerek. Sen boş ver diğerlerini. Biz okuruz hepsini...
- By Dekan

Geleceğin keşfi geçmişin izlerinden elde edilir, harikasın.
- Füturist

Güzel kardeşim bu kıza ne olacak, nasıl hüküm vereceğiz hakkında...
- Three İmam

Eğer küçük adam olmak istiyorsan; haydi okumadan karar ver. Var git işine benle uğraş. Eğer ortalama bir adam olmaksa niyetin, bir kitabımı al ve yazdıklarımla uğraş. Eğer büyük adam olmaksa asıl niyetin; bir kitapta sen yaz ve fikir deryamla uğraş. Ama iyi bilmelisin ki orta adam olmadan benimle hesaplaşamazsın.
- Yazarın kendisi
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 176

Baskı Yılı: 2015
KİTAP YORUMUM
Selda genç bir öğretmendir. Zorunlu hizmetini yapmak üzere çıktığı yolda ve gerçek aşkı ve olanları kafasında sorgularken acaba neler yaşayacak?
Yalnızlığı ile baş başa kalan ve doğru bildiği yolda ilerlemeye çalışırken nefsine yenik düşüp Yaşayacakları ona ne katacak?
Zeki öğretmen'in anlattıkları olması gereken öğretmen örneğiydi bana göre. Taylan ise iyi bir insan olmasına rağmen yaşam biçiminin, alışkanlıklarının getirdiği yolda ilerlemeye devam edecekti.
Bazen kader çarkımız da varsa aynı yola farkında olmadan karşımıza çıkar ve gireriz. Yusuf ile Selda'nın yollarının çatışması gibi. Gerçek hikaye olması ise konuları daha çarpıcı kılmış.
Ölüm ile dans etmek, ölüme giderken büyük sözler etmek. Bence herkesin hayatında Yusuf karakterinde birisi , koşulsuz bir seveni her yapılan hatada olabilmeli. Selda bu anlamda şanslı olanlardan, ya hata yapıp da şanslı olmayanlara ne demeli. Okuyun derim kendinizden çok şeyler bulacaksınız.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

* Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın? *Kaan Metin Çelik




* Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?  *Kaan Metin Çelik

On gün geçti geçmedi Hakim meslektaşları onu ziyarete geldi. Dehak konuklarını ağırlarken içlerinden biri, yeni hâkimin beraberinde getirdiği dava dosyalarına bakmak istedi. Ve bunu Dehak’la paylaştı.
“-Rahatınıza bakın dostum. İstediğiniz gibi inceleyebilirsiniz. Sorunuz olursa memnuniyetle yanıtlarım.’’ Hâkim, dosyaları incelerken gözü “Sekiz’in Dokuz’u Gibi Ola mısın?” yazılı başlığa takıldı. İlginç bir başlıktı: “Hiç böyle dava başlığımı olur?’’ diye düşündü. Merakını yenemeyip hemen dosyayı aldı, açtı. Dosyanın içine yalnızca küçük bir not iliştirilmişti: “Olaylar Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuştu...” Hepsi bir dipnottan ibaretti. Bir dava dosyasında başka bir açıklama bulunmamasına oldukça şaşırmıştı!
Dosyayı alıp Dehak’a sordu:
“Sekiz’in Dokuz’uyla açığa kavuşan olay nedir?’’ Arkadaşlarıyla beraber bayağı merak etmişlerdi. Bu Sekiz’in Dokuz’unu?
-“Yargılamayla mı ilgili” diye hep bir ağızdan sordular. Dehak:
İnsanların bilgiyi algılama şekilleri parmak izlerine benzer. Ekinin aslı tohumdur, tanedir. Samanın çöpüyse, değersizdir. Tıpkı yeryüzündeki insanların fiziksel görüntüsü gibi.
Bu davanın hâkimi bendim.
Hep birlikte Dehak’a bakıyorlardı. İçlerindeki merak ateş almıştı. Dehak, hissetmiş gibi devam etti: “Yükü ağır bir hikâye, dinlemeye hazır mısınız?” Gelenler vücutlarını öne doğru uzattılar.
Ve zamanın perdesi yırtıldı.
KİTAP YORUMUM
Kitabı okurken çok fazla öğretiler ile bana döndüğünü söylemeliyim.
Dehak eğer büyük günahlarından dönebildiyse herkes dönebilir. Yeter ki hatalarının insan farkına varabilsin.
Şiyan ile en yakın dostu ekmeğini sonuna kadar paylaştığı aynı evi paylaştığı can dostu Deur bir gün nefsine yenik düşüp anlaşmazlığa düştülerse de yaptıkları büyük günah ise onlara aslında tecrübe , insanlık olarak döndü.
İnsanların son hallerini görmeleri, mezardaki sonradan oluşan hallerini görmeleri onların doğru yolu bulmalarına neden oldu. Hakim Dehak bile onların bu tecrübelerini kaile alarak doğru yolu buldu ve adalet dağıtmaya başladı. O adalet dağıttıkça yaşadıkları kasaba güzelleşti.
iyilik böyle bir şeydir. Bizler iyilik yapmaya başladığımız da bize de Yaradan iyilik yapacak sorunlarımızı çözecek yardımcılar gönderir. Aslında bizler insan kılığında gelen bu kişilere insan deriz ama, asıl gerçek olan ise şudur ki Rabbimin bizlere hediye olarak gönderdiği kullarıdır onlar. Görevlerini yapmak için hayatımıza girmişlerdir. Bazıları da bize kötülük yaparlar. Yine onlara da kızmamalıyız. çünkü Yaradan onları da yine bizim ruhumuzun olgunlaşması için göndermiştir. Olaylara bakış açımızı değiştirmek bizlere gelecek yolumuzu belirlememiz de yön verir. Gerçek aşka düşen de Deur, Şiyan, Keyti, Riyat son anlarına kadar onurluca mücadele ederken Esme de durum tam tersi oldu. Nefsinin kurbanı olan Esme hatalarının bedelini çok acı bir şekilde ödedi.
Her zaman merak ederiz ölümsüzlük diye bir şey olsa acaba ne yapardık diye. İşte bunun cevabını da yine bu kitapta bulacaksınız. Her yakını öldüğün de ölmek için yalvaran bilgeyi deli sanan kasaba halkı gerçeği bilse eminim çok şaşırırdı. oysa o sadece kanını verdiği, vermek zorunda kaldığı Deur'a anlattı. ecele sevgiyle koşan bilge Deur'a yaşayacaklarını anlatarak kayboldu.
Kitapta büyük acılar yaşanmasına rağmen insanların doğruluk adına adım attıklarında neler kazandıklarını, kötülük adına adım attıklarında ise yine neler kaybettiklerine şahit olacaksınız. Kitap seriymiş. Tadına doyamadığım bu eserin devamını okumak için sabırsızlanıyorum.
Helen ve Şiyan'ın hazin gibi görünen sonu ise bizlere aslında yine gerçek aşkın mucizesini anlatıyor. inanan insanlar bilirler ki öldükten sonra da sevdiklerimiz ile beraber olacağız. Gerçek bir duygu varsa ortada hiç kimse o ilişkiyi bozamaz. Bu da en önemli öğretiydi bana göre.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*Smyrna'nın İzlerinden*Ramis SAĞLAM *Biz Kitap *

 *Smyrna'nın İzlerinden*Ramis SAĞLAM *Biz Kitap *

Siyah beyaz bir fotoğrafa bakar gibi geçmişe bakmak, çoğu zaman insanın içini acıtır.
Belki diye geçirirsin içinden, belki dersin kelimeleri benzer öykülerde buluşturarak hikayeyi büyütürsün. İçinden kimler, neler geçer?
Bir gün doğduğun, büyüdüğün vatan diye bildiğin topraklar aniden el olur, yaban olur. At sırtında, dağ tepe gezdiğin bu topraklar birden ayağının altından kayar gider. Derelerinden akan suların sesi duyulmaz olur. Başının üzerinden geçen bulutlar bile yabancılaşıverir. Nereden geldiğini, kimlerden olduğunu bılmediğin yolculuk başlar. Neresi vatanın, neresi "gavur" eli diye düşünür durursun. Gün gelir, alıp çok uzaklara karşı kıyılara bilmediğin topraklara zorla götürürler, seni. Gün gelir, getirdikleri bu topraklardan tekrar alıp, zorla koparttıklan topraklara yine zorla alıp getirirler.
Adın bazen muhacir olur, bazen mübadil, bazen de mülteci olur. Oynanan çıkar oyunlannın dikkate alınmayan figüranlarındandı Kıyıcı Sefa ile Yoğutçu Yanko gibi... Yüzlerce yıl önce yani Kıyıcı Sefo'dan çok önce başlar bu hikaye...

KİTAP YORUMUM
 Tarihe ışık tutan bu eseri Tarih seven herkese tavsiyemdir. Büyük aşklar yaşayan devlet adamları, eski padişahlar ve mezarlarının bulunduğu yerler ve aslında yanlış bilinen doğrular bu eserde anlatılmış.  İzmir'e bakış açınız daha güzelleşecek özellikle Tarihi yönden gezmeyi seven kişilere de ışık tutacaktır.

Kitabın bana öğretileri arasında ise, eskidende yasak aşklar yaşanıyormuş. Entrikalar ya da iyi insanlar ile kötü insanların savaşları o zamanlarda varmış. aslında bir zamanlar yaşayan kişilerin hayatlarını okumayı seviyorum. Çünkü, o zamanki hayata bakış açısı ile, bu zaman ki bakış açılarını karşılaştırmak bana keyif veriyor ve hayata daha dik durmayı ve daha hatasız durmayı da öğretiyor. Yazarımızın kalemine sağlık.
DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

 

Bir Kitap Bin Yürek Published @ 2014 by Ipietoon