18 Haziran 2017 Pazar

*SADAKAT*ŞENGÜZEL ŞEN*MEVSİMLER KİTAP*



*SADAKAT*ŞENGÜZEL ŞEN*MEVSİMLER KİTAP*


"Kimya mühendisi Yasemin'in mutlu bir evliliği, sevdiği bir işi ve rutin bir hayatı vardır. Bir sabah iş yerine vardığında patronun oğlunun kaza geçirdiğini öğrenir. Diğer çalışanlar gibi bunu kabule etmesi ve alışması biraz zaman alacaktır. Zira bu ölüm ile birlikte artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır. O gece gördüğü bir rüyanın etkisinde kalır. Bir yandan da içgüdüleri ona bunun bir kaza olmadığını söylemeye başlamıştır. Bunu araştırmaya karar verip ortalığı eşelemeye başladığında ise bambaşka gerçekler ile karşılaşacaktır. İnsanların işlerine, eşlerine, ailelerine ve iş arkadaşlarına ne kadar sadık olduklarını öğrenecektir. Yasemin içindeki şüphe ve durduramadığı merakın bedelini ödemek zorunda kalacaktır".
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 264

Baskı Yılı: 2016

KİTAP YORUMUM
Kitabın türü korku/gerilim. Patronun oğlu kaza geçirerek ölür. Ama Yasemin bunun içgüdülerini takip ederek cinayet olduğunu düşünür ve bu yönde araştırmalarına başlar. Katil Yasemin'i biliyordur ve onu durdurmaya çalışır. Finalde acaba Yasemin ölecek mi? Ya da ne kadar az zarar ile katili ortaya çıkartmayı başaracak.
kitaptan yine birçok öğreti var. Bana yansıyanlar ise;
- Bir şirkette nasıl davranmak gerektiği.
-Doğru eş olabilmek. Doğru eş olmanız evliliği yürütür mü?
-Bazen iş hayatında duygulara yer yoktur sadece olması gerekenler vardır. Duygular yanıltıcı olabilir mantık geri planda kaldığında.
-kendi ayaklarında duran ve ne istediğini bilen kişiliğini yerine oturmuş bir bayan istediği kararları verebilir ve tekrar yeni bir hayata başlayabilir.
Ben kitabı okurken keyif aldım. İnsanın gezme isteğini de bir nevi kamçılıyor diyebilirim.
Seçimler yanlış olduğun da ölebilirsiniz de bazen, farkında olmadan öfkenize yenik düşüp öldürebilirsiniz de belki. Okuyun pişman olmayacağız bir eser duruyor karşınızda.



DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*SARIKAMIŞ ALLAHÜ EKBER DAĞLARI* ŞERİFE BALKAŞ GÜLSEÇGİN*



*SARIKAMIŞ ALLAHÜ EKBER DAĞLARI* ŞERİFE BALKAŞ GÜLSEÇGİN*

SARIKAMIŞ ALLAHU EKBER DAĞLARI
Konusu : Boran, henüz çok küçükken ailesini Van isyanında kaybetmiştir. Bir Türk albayı olan İhsan Bey tarafından cesetler arasında ağlarken farkedilerek Bursa’ya götürülmüştür. Burada, çocukları olmayan Kaymakam Saadettin Bey ve eşi kendisini evlat edinirler. Boran asla geçmişindeki acı hatıraları unutamaz ve sık sık kabuslar görür. Çocukluk aşkı Elif, Van isyanında katledilmiştir ve Boran o an yanında olamadığı ve yardım edemediği için kendini suçlamaktadır. Boran, zaman içinde büyür ve yiğit bir delikanlı olur. Askeriyede okumuş ve artık yüzbaşı çıkmıştır. Elif’e benzettiği için gönül verdiği Albay İhsan Bey’in güzeller güzeli kızı Mahinur ile nişanlıdırlar.
Yüzbaşı Boran, düğünlerine az bir vakit kala Sarıkamış için savaşta görevlendirilir. Ekibiyle birlikte, Sarıkamış’a, Allahüekber Dağları’ndan ulaşmaları emredilir. Muharip yiğitlerin gözü yaşlı bekleyenleri vardır geride. Allahuekber dağları ise duyduklarından ve sandıklarından kat be kat daha çetindir. Geçit vermez kolay kolay. Önce dağları yenmek gerekmektedir. Aksi taktirde düşmana göğsünü siper etmek mümkün değildir…

KİTAP YORUMUM
Kitabı okurken kanınız donacak şekilde şehit olan askerlerin hazin öyküsü anlatılıyor.
Kimisi, nişanlıydı,kimisi evli baba olacaktı. Kimisi zaten ailesini kaybetmiş iken güzel insanların eline geçmesi ile yeni bir aileye ve aşka kavuştu. Sahi kavuşmak neydi? Ölünce mi öldüklerine kavuşmaktı yoksa yaşarken mi bekleyenlere kavuşmak.
Savaşın kötü yüzü Sarıkamış savaşında toplanan savaşa gönderilen gençlerin hazin ölümlerini hatta açlıklarını, üşümelerini, hayatlarını anlatıyor.
-40 derece soğukta yiyecek ve kıyafetin, silahın savunma güçlerinin  yeteri kadar olmadığı şartlarda savaşmaya çalışan vatan aşkı ile dolu yürekler bir gün çoğunun dönemeyeceğini vedalaşırken aslında hepsi biliyordu. Son defa kucaklaşmak, son defa bakmak sevgiliye, anne babaya, hatta oğula, evlada.
kitap tahmin ettiğiniz gibi gerçekten okurken çok üzülüyorsunuz. Öğretileri çok fazla. Özlediğimiz aşkları okumayı seviyorum ben galiba. Bir kere seviyorlar.Vatan aşkı, sevdalarının önüne geçiyor. Allah için savaşıyorlar ölümüne. Şehitlik mertebesinin ne olduğunu bilincinde olarak.
Kitabın öğretileri çok fazla, çok değerli bir eser kesinlikle. Ben zaten yazarımızın kalemini çok sevdim.

Kitaptan öğrendiğim en önemli ders ise; aşkın ne zaman geleceğini kimse bilemez. En umutsuz an da bile ve en alakasız birine aşık olabilirsiniz. Aynı dili konuşamazsanız da aşkın evrensel dili sizi anlaştırır. En duygulandığım hayatlardan bir tanesiydi.
Birine anne babalık yapmak için ise, kan bağının önemi yoktur. Yeter ki emek olsun o bağ gelişecektir.
Tarihi günümüze taşıyan eserler değerli benim için yazarımızı kutluyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

12 Haziran 2017 Pazartesi

UTANDIM * PINAR ÇAĞLINER * CİNİUS YAYINLARI *



* UTANDIM * PINAR ÇAĞLINER * CİNİUS YAYINLARI *

Hepimizin yaşanmışlıkları benzer, hepimiz bir noktada buluştuk, birbirimizden haberimiz olmasa da. Aynı olaylara güldük, benzer kişilere sinirlendik, benzer olaylar canımızı acıttı, benzer olaylara kızdık, kabul edemedik, algılayamadık, bağırdık ağlayarak, çaresiz olduğumuzu, yalnız olduğumuzu hissettik, tutunacak bir dalımız kalmamış gibi, kızdık kendimize, çok kızdık, kimimiz hâlâ kendini affedemiyor, belki o olay, o kişi için... Benzer yaşanmışlıklarımız, siz orada ben burada, siz geçen sene, ben on sene önce. Ne fark eder? Dokunulmuş o kalbe bir kere, iyi ya da kötü... Şimdi ben nerede miyim? Hadi başlasın hikâye... Belki bir ışık olabilirim size. İçten ve yalansız yazılanlar umarım bir denizyıldızına yön verir. Zamanında yokluğunu, eksikliğini yaşadığım, hissettiğim her şey, şu an sahip olduklarıma birer armağandır.
(Tanıtım Bülteninden)


KİTAP YORUMUM
Bir insanın kendi yaşadıklarını birebir hiç üzerini kapatmadan duyguları dahil anlatması, anlatmaya çalışması oldukça zordur. Bunu kendimden biliyorum. "Utandım" eseri yazarın 2. kitabı. 1. kitabı SALINCAK isimli yine oldukça başarılı bulduğum bir kurguydu.
Kitapta çok duygusal sahneler yaşadım. ilk eşin ölümü, son an'ları ve öğrenme aşamaları. Yine hastane dönemi okurken yoğun duygular yaşadım. Dedim ki kendime buna benzer şeyler yaşayan birisi olarak Duygu yalnız değilmişsin. Bu yüzden aslında edindiğimiz tecrübeler yazılmalı ki insanlara faydalı olabilinsin. Yazarımızın en büyük ödülü bence ailesi. O yüzden başardığını düşünüyorum. Çünkü eğer bilinçaltına sağlam bir aile varsa bilirsiniz ki dönüp dolaşacağınız yer sımsıcak ailenin kollarıdır.
Bazı insanlar vardır, iki kelime konuşursunuz ve dersiniz ki farkındalığı var. Yazarımızdan onlardan birisi. Kitabı okuyunca anladım ki acilen bende "Avni" kitabımı yazıp bastırıp hak eden kişilere ulaştırmalıyım.
Utandım kelimesinin altları çizen değerli yazarım bende çok utandım. Tembellik yapıp halen kitabımı yazmadığım için diyorum. Sizin kitabınızın bana şu an itibari ile ilk önemli faydası bu oldu.
Kitabın yine bir sürü öğretileri var. Hangi birini sayabilirim bilemiyorum ama damakta tat bırakan nadir eserlerden birisi.
Aslından dışarıdan görüp de hiç bir derdi yo sandığımız kişilerin ne çok sorunları var ve belki de büyüdüler ruh olarak erittiler, kuruttular tüm sorunları. Demek ki kurutulabiliyormuş sorunlar. Geçmiş sevgiyle temizlendiğin de. Yine affedememenin, ve haksızlığa uğramanın aurayı yırttığını ve hastalık olarak bize döndüğünü biliyorduk ve bunu bir kez daha kitabı okuyarak teyit etmiş oldum.
Utanmak ve hatalarımızı görüp düzeltmek, yerinde ses çıkartmak, affetmek bizi ışıldatacak gelecekte başarı kaçınılmaz olacaktır. Yaşı çok genç olmasına rağmen çok büyük ağır deneyimleri yaşayan yazarımızı ben şu an ki konumundan dolayı sevgiyle kutluyorum.
ilk konuştuğumuz da anlamıştım farkındalığınızı ve kitabı iyi ki yazıp bizlere ulaştırmışsınız diyorum. Sol tarafı olan insanları inanılmaz seviyorum. Her gün konuşmasak bile yüreğimiz paylaşıyor seninle. Biliyorum ki bir çok insanda böyle düşünüyor değerli yazarım hakkında.
Değerli eserini bana ulaştırdığın için değerli yazarım Pınar ÇAĞLINER'e çok teşekkür ediyorum. Yüreklere dokunduğun için de teşekkür ediyorum. iyi ki varsın.




DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*BRONNIE WARE * ÖLMEDEN ÖNCE EN ÇOK PİŞMAN OLDUĞUMUZ 5 ŞEY * YAKAMOZ YAYINLARI*



*BRONNIE WARE * ÖLMEDEN ÖNCE EN ÇOK PİŞMAN OLDUĞUMUZ 5 ŞEY * YAKAMOZ YAYINLARI*
Selçuk Şirin'in Hürriyet'te 12 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan "Şu 5 pişmanlığı yaşamayın!" başlıklı yazısında övgülerle bahsettiği kitabımız...

Keşkesiz bir hayat yaşamak için…
1-Cesur olun.
2-Hırsınıza yenilmeyin. 
3-Dürüst olun. 
4-Kendinize ve çevrenize değer verin. 
5-Mutluluğu kovalayın. 

Hiç kimse hayatı boyunca bir başkasının gözleriyle görüp bir başkasının kalbiyle hissedemeyeceği için kimse birbirinin ne çektiğini de bilemez. Kalbini dinle ve korkma… "Bilge, şefkatli, umut dolu ve dokunaklı bir kitap. Herkes okumalı!"
-Cygnus Review-
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 364

KİTAP YORUMUM
Banka da çalışırken sıkılan Bronnie Ware bir gün radikal bir karar alır ve tüm eşyalarını satar, işten ayrılır ve seyahet etmeye karar verir. Ama para kazanmak zorundadır. Bu yüzden de ölmek üzere olan kişilere hastalara bakıcılık yapar.
Kitapta anlatılanlar ise ölmek üzere olanların pişmanlıkları anlatılıyor. Yazar edindiği deneyimleri bloğunda paylaşır önce ve üç milyon takipçisi olur.
Her çalıştığı evde hastalar ile iletişim kurarak son anda hissedilen pişmanlıkları gerçek ağızlardan aktaran yazar harika bir eser çıkartmış. Kitabın içeriği dopdolu. Okurken biraz ağır ilerliyor gibi gelebilir size ama öğretileri fazla olduğu için ileriye dönük bilgiler bilgi hanenizde kalıyor. Bence herkesin bir kere okuması gereken bir eser. Hatta bir kaç kere bile okunabilir. Başucu kitaplardan dediklerimizden.




DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

 

Bir Kitap Bin Yürek Published @ 2014 by Ipietoon