16 Ağustos 2017 Çarşamba

*ARİ *ÇİÇEK SEKBAN TÜFEKÇİ* *DESTEK YAYINLARI*



 *ARİ *ÇİÇEK SEKBAN TÜFEKÇİ*
*DESTEK YAYINLARI*
Hepimiz için bir köken arayışından çok, kadim atalarla tanışma ve tarih döngülerini anlama fırsatı. Bu çok bilinmeyenli kurgunun öğeleri; Atatürk’ün kadim tarih merakı, keşfedilen anlamlar, gerçek kişiler, küresel hareketler, farklı zamanlar ve hayali kahramanlarla örülen olaylar dizisinden oluşmakta. Sağlaması ise; ancak ve ancak toplum olarak birliğimizde gizli.
Tarih, asla bir sosyal bilim dalı olmadı. Tarihini analitik olarak yorumlayan medeniyetler gelecek yolunda hızla geliştiler. Buna mukabil özlerini unutanlar, Batı’nın kazdığı, yağmaladığı arkeoloji çukurlarına gömüldüler. Batı, kısıtlı tarihi ve bilgileriyle medeniyet yarışındaki bayrağını göğüslerken, gözü nedense defalarca çelme taktığı Türklerde kalmıştır. Çünkü Türkiye toprakları ve Türk halkı kendini keşfedememiş bir cevherdir.
Kimine göre mutlak kabullerin oldukça dışında olan bilgilerin çoğu uzun yıllardır avamdan gizlendi. Bu kitabın hızlı temposunda satır aralarında sizlere göz kırpan koskoca bir tarih var. Hangi bilgi içinize siniyorsa onu alın ve zihin mabedinizde sonsuza dek saklayın. Ancak reddetmeden önce, tüm bilgileri araştırmanız gerektiğini unutmayın.
Sadece bir roman değil ARİ... Türk edebiyatında farklı bir soluk, özgün bir anlatımla ezberleri bozacak bir kurgu. Bir Cumhuriyet kadınından iddialı ve farklı bir denklem...

(Tanıtım Bülteninden)

 Sayfa Sayısı : 360

KİTAP YORUMUM
Kitap sizi alıp taa Sümerlere kadar götürüyor. Dolmabahçe bölümü beni çok duygulandırdı. Atatürk'ün de bizler gibi çok okuyor olması gençliğe geleceğe örnek ve hediye olduğunu düşündüm.
Sümer tabletleri, kayıp Mu Kıtası, baalbek, Gilgamis destanı gibi olağanüstü bilgileri bu eserle birlikte öğrendim ve daha çok öğrenme isteği beni kamçıladı.

Toryum madeninin geleceğimiz için önemini daha iyi anladım.
Kitabın devamını şu an nasıl bekleyeceğimi düşünecek kadar heyecanlı ve beklentimin üzerinde bir kitaptı. Zaten ben yazarımızın kalemini çok beğeniyorum. DİRİLİŞ KEHANETİ ve ETEMENANKİ eserlerinde de tarihe götürererek oldukça yararlı bilgiler ile kitapları bitirmiştim.
Kitaptan öğrendiğim en önemli ders ise sanırım konu vatan ise diğer ayrıntılar teferruat gibi kalabiliyor. Ölen insanların tek amacı vardı ülkelerine yararlı olabilmek. Kolayı değil, zoru seçtiler. Zordur her zaman o kadar güzel imkanlar sunulurken arkada bile bakmadan gidebilmek ve yolundan yürüyebilmek. Ama bu güzel insanlar bunu başardılar. İdealler eğer hiçbir zorluk sizleri caydırmıyorsa işte o zaman daha anlam kazanıyor ve daha değerli kılıyor. Bulmacanın parçalarını birleştirmek ve yaşanan heyecanları okurken bende çok heyecanlandım.
Şu anki heyecanım ise bulunan diğer 2 tabletin varlığı ve içindekiler Zümrüt ve Doruk'un yaşayacakları. Bir an önce piyasaya çıkmasını diliyorum. Bu arada yazarımızı da kutluyorum. Bir gün dünyayı korkusuzlar, kalemini insanları  aydınlatmak için kullananlar kurtaracak.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

15 Ağustos 2017 Salı

*PİNHAN VE BEN * AYNUR HAZAR * *KAĞIT YAYINLARI*



*PİNHAN VE BEN * AYNUR HAZAR *
*KAĞIT YAYINLARI*
Ölmek nedir sence Pinhan? Senden ayrılmak mı yoksa sonsuza dek adım adım yanında olmak mı? Ölmek ayrılık değil, ruhun yaşamak istediği yeri kendi seçebilme özgürlüğüdür bana sorarsan. Cismin kafesinden, mecburiyetlerin soğuk duvarlarından ve yaşamak ızdırabından sana sığınmaktır. Ben öldüğümde lütfen gülümse Pinhan.

Aşk her harfle ayrı ayrı anlatılabilir mi ? Aynur Hazar bunu yapıyor ve her harfin aslında aşka dahil olduğunu gösteriyor bizlere, satır satır ilmek ilmek.
(Tanıtım Bülteninden)

KİTAP YORUMUM
Romanın başlangıcından itibarine içine alan ve yoğun, gerçek bir aşkın girdabına sokan satırlarda ilerledikçe aslında niye yalnız olduğunuzu, ya da hayatınızda ilişki varsa niye devam etmiyor ve çatırtılar olduğunu daha net anlayabiliyorsunuz. Aslında romanın türü kişisel gelişim olmamasına rağmen bana çok iyi geldiği için ben kişisel gelişim olarak karar verdim. İlişkinin temel kısmı vardır ya hani, olgunlaşma kısmı, emek kısmı hepsini ayrıntılarıyla anlatmış yazarımız.
Belki de hepimiz Pinhan'ı beklemiyor muyuz? Kaç tane Pinhan lazım acaba yüreklerin yerini bulması için. Belki de Pinhan da hatalar yaptı zamanında. Bu yüzden hep aradı, aradı ve birden işte o an geldiğinde.
Bence kitabı okuyun ne demek istediğime sizler karar verin. Belki de aslında herkes iyi insan ama doğru an da karşılaşılmadığın da sorun oluyor. Huzur, koşulsuz sevebilmek, sevdiğin yanında saatlerce sıkılmadan kalabilmek, aşk yemeği yapıp benim senin çocuğun demeden anne/baba olabilmek.
içinizi ısıtan, umuda boğan bu kitabı okuyun derim. Bana çok iyi geldi. Zaten hepimizin düşündüğü şeyleri yazarımız onaylamış ve olması gerekeni anlatmış. Meğer kafamızdaki şablon belki de hepimizde aynı ama dile getiremiyoruz. Ben kendi adıma öyle hissettim. Pinhan ve Ben ruhunuzun yolcuğunda sizi sarıp sarmalayacak.
DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

8 Ağustos 2017 Salı

İŞTE BANA BÖYLE GELİN



 İŞTE BANA BÖYLE GELİN
Bana 1kilo kitap ısmarlayın,
1 kilo da çikolata, yanında neskafesi ile birlikte,
Sonra, sonra koşulsuz sevginizi, dostluğunuzu bağışlayın.
Kendiniz için ne istiyorsanız benim için de onu isteyin Allahtan,
Beni sadece sevin, maskesiz, riyasız hiç bir beklentiniz olmadan,
iste bana böyle gelin ki, sol tarafım size aksin.
Sol tarafımın en güzel köşesine hapsedeyim sizi,
Orada öylece ölseniz, ölsem bile kalın.
Birazcık samimi olun diyorum, birazcık insan,
Ona rağmen sizi görmezsem namerdim.

Duygu Songül Kahraman

6 Ağustos 2017 Pazar

*GERÇEKTEN Mİ CAN YAKAN SEVDAM? * *İBRAHİM DURGUT* KAĞIT YAYINCILIK*



*GERÇEKTEN Mİ CAN YAKAN SEVDAM? *
*İBRAHİM DURGUT* KAĞIT YAYINCILIK*
İbrahim Durgut ilk kitabı "Gerçekten mi can yakan sevdam?" da hissettiği duygularını içtenlik ve samimiyeti ile siz okurlarıyla paylaşıyor. Herkesin bir hikâyesi vardır giden birinin ardından yaşadığı, her ayrılık kendi şiirlerini kendi yazdırır yazarına.

Yazarın kendi deyimiyle:
Sen gittin ya… Bana bıraktığın en büyük emanetindi acılarım. Canını yakmak için değildi, emanetine sahip çıkmak içindi yazılarım. Merak etme artık, her bir sayfanın en derin anlamına gizledim sırrını. Sen yaktın, ben yazdım. Sen kaçtın ben sustum bu kitapta. Ben gözyaşlarımı sildim, sen ikimizi. Nereye gidersen git, önün kader, arkan keder. İkisini topla acı bir hayat eder… Ayrılırken demiştim 'Gerçekten mi can YAKAN SEVDAM?' gerçekten bitti mi şimdi?
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP YORUMUM
Yazar kitabında ayrılığın ardından gerçekleşen duyguları anlatmış.
Her ayrılık başka bir hikayeyi barındırır yüreğinde. Her ayrılık aslında başka biter ve genelde kalanların yası, imtihanıdır. Her ayrılık aslında kendi içinde ağıt yakar ve gidenin arkasından beddua barındırır.
Duygusal içten satırlarda buluşmak isterseniz okuyun derim.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*HERKESİN BİLDİĞİ KENDİNE*ALİYE ZORLU MİT* *DANTE KİTAP*



*HERKESİN BİLDİĞİ KENDİNE*ALİYE ZORLU MİT*
*DANTE KİTAP*
Bir ilk kitapla karşı karşıyasınız ve büyük bir üslupla. Kıvrak, yumuşak, zekice ve duyarlı öyküler hepsi. Uluslararası Ankara Öykü Günleri Derneği Birincilik Ödülü'nü bu kitabıyla alan Aliye Zorlu Mit, öykülerinin tamamında dil bütünlüğünü koruyarak düş ile gerçek, anlatı ile dünya arasında soğan zarı kalınlığında bir mesafe bırakarak gösterişli bir bağ kuruyor. Bu bağo "Okur Hazzı" olarak bize bırakıyor. Şu an tek temennimiz, Mit'in yazmaya devam etmesi ve okuma hazzımızı sürdürmesi.
(Tanıtım Bülteninden)
KİTAP YORUMUM
Kitapta  birbirinden bağımsız farklı konularda hikayeler yer alıyor.
Kitabın öğretisi ise; herkes kendi penceresinden bakar ve kendi bildiklerini uygular.
Çay saatinde okuyabileceğiniz bir eser.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

 

Bir Kitap Bin Yürek Published @ 2014 by Ipietoon